Pasaport kontrolünden sonra imza dağıtıyorum
SERDAR BİLGİLİ BAKAN OLSUN
* 2002′deki ‘Kop’ albümünüzden bu yana beş yıl geçti. Bu süreçte Avrupa’ya da açıldınız. Ne öğretti Avrupa tecrübesi size? 2003 yılında Universal, benimle çalışmak istediğini söyledi ve ‘Moonlight’ isimli single ve arkasından ‘Seven’ adlı albümüm Avrupalı müzikseverlerle buluştu. 2.5 ay boyunca en çok satan ilk 10 arasında yer aldım. Alman gazetesi Bild’e kapak oldum. Pakistan’da, Fas’ta konserler verdim. Geçen yıl da ‘İsyankar’ adlı single ile Almanya’da 150 bin tirajını geçerek ‘Gold Record’ (Altın Plak) ödülü kazandım. Bugün Avrupa’da bir kulübe gittiğinizde, benim parçalarım çalınıyor artık. Pasaport kontrolünden sonra imza dağıtıyorum. Fakat bunları gerçekleştirirken neler çektiğimi bir Allah bilir, bir de ben!
* Neler çektiniz peki? Altın Plak ödülünü almak kolay olmasa gerek… Bir kere Avrupalı firmalar bizi resmen istemiyor. Sığıntı gibi davranıyorlar ama ödülü alarak en güzel cevabı verdim onlara. Kendimi kabul ettirdim. Yalnız buradan sadece Mustafa Sandal olarak değil aynı zamanda bir T.C vatandaşı olarak Kültür Bakanlığı’na seslenmek istiyorum. Orada mücadele verirken devlet kademesinden kimse destek olmadı bana ne yazık ki. Mücadelemi hep tek başıma verdim. Bugün yurtdışına çıktığınızda; bizim piyasadan iki isim duyuyorsunuz; Mustafa Sandal ve Tarkan… Bize böyle yapılıyorsa, arkadan başkalarının gelmesi mümkün değil zaten. Hayat, makam odasının duvarlarına bakmakla geçmez. Bence Serdar Bilgili’yi getireceksin Kültür Bakanlığı’nın başına; bak o zaman iki sene içinde ülke nasıl bambaşka bir çehre kazanacak. Bu vizyonu, birikimi görüyorum kendisinde…
NAİM DİLMENER BANA VIZ GELİR
* Amerika hayalleriniz var mı? Orada da var olmaya çalışacak mısınız? Hayır, istemiyorum. Ben Avrupa’ya hem de Türkçe şarkılarla açılmış olmaktan gayet memnunum. Amerika farklı bir dünya. Bugün Robbie Williams bile kendini hâlâ kabul ettiremedi Amerika’ya. Macera aramaya gerek yok. Tarkan da hata yaptı bence. ‘Bounce’ çok daha iyi olabilirdi ama zamanlaması yanlıştı.
* Yeni albümünüze dönelim; ‘Devamı Var’ nasıl bir çalışma oldu? Bu albüm 1996′da çıkardığım ‘Gölgede Aynı’nın ruhunu taşıyor bence. Bunu hissediyorum. ‘Devamı Var’ı bir ev gibi düşünün; 12 odası var. Evin kapısı da oldukça davetkar. Her odaya girdiğinizde çarpılıyorsunuz. ‘Melek Yüzlüm’, ‘Çoban’, ‘İndir’, dinlediğinizde tokat gibi yüzünüzde patlıyor. Aşktan anladıklarımın özeti duruyor burada. Fakat geçenlerde gazetede Naim Dilmener’i okudum. Aman Allah’ım! Çok rahatsız oldum. Bana sallamış resmen. Kimdir, necidir bilmem… ‘Artık şarkı yapamadığımdan, işimin bittiğinden’ bahsetmiş. Onu Allah’a havale ediyorum. Ben ne yollardan geçtim. Naim Dilmener bana vız gelir. Güneş balçıkla sıvanmaz Naim Bey!
SADECE ANI YAŞARIM
* Yıllardır hep sizi kameralar önündeyken mutlu görüyoruz. Mustafa Sandal hiç mi kötü hissetmez kendini, depresyona girmez? Hayatta hiçbir zaman, en zor günlerimde bile “Ben bittim, mahvoldum” demedim. Düşünün, 19 yaşında hayati bir karar verip, İsviçre’deki işletme eğitimimi yarıda bıraktım ve müzik için buraya geldim. Ailem de “Sen deli misin? Üç dil biliyor ve bu kariyeri bırakıyorsun” dedi. Ama bu riski göze aldım işte. ‘Bu hayata bir kere geliyorum öyleyse mutlu olmalıyım’ diye düşünerek çıkmıştım yola. Hep anı yaşamak da felsefem oldu. Geleceği düşünerek içinizi karartmanın alemi yok. Mesela şu an Bodrum’dayız ve güneşin batışı, denizin güzelliği beni büyülüyor. Tanrı’nın bize bahşettiği bu mucizevi güzellikleri seyrediyorum. Çok koyu gri hallerim olmuyor. Hayata bir yerinden tutunuyorum ve sorunları aşıp kaldığım yerden devam edebiliyorum…
* Bugün, çok ünlü isimlerin içinde bulunduğu destek kampanyaları yapılıyor. Sizi neden bu tarz kampanyalarda hiç göremiyoruz? Kaç kişiye yardım ettiğim bana kalsın. Bunu yaptığım bilinsin sadece, yeter.
Hüseyin İleri
Dedemle bir de film yapacağız
18′LİKLERİ CEBİNDEN ÇIKARIR
* Reklamda, gerçek olan bir şeyi oynadık. Dedem Hüseyin İleri, Türkiye’nin fenomen karakterlerinden biridir. Bir darbuka virtüözü. Ritm sazı, TRT Ankara Radyosu’na sokan kişidir. İnanılmaz geniş bir çevresi vardır. Şu an 82 yaşında olmasına rağmen, 18′lik delikanlıları cebinden çıkartır!
* Ortamını bulsun, arkadaşları gelsin, sazını eline alır ve evi birbirine katar hâlâ. Onun pili bitmez. İki sene içinde de Ömer Faruk Sorak’ın çekeceği ve dedemle benim başrolünde olduğumuz bir film projesi var. Bir yolculuk hikayesi… Senaryosunu yazmaya önümüzdeki ay başlayacağız.
Küresel ısınmaya karşı ama hâlâ cip kullanıyor!
Mustafa Sandal, önümüzdeki ay küresel ısınma hakkında halkı bilinçlendirmek için Türkiye turnesine çıkacak. Ünlü popçu bu organizasyon kapsamında; konserlere uçak yerine otobüsle gitmek, sahne ışıklarının sayısını azaltmak gibi küresel ısınma karşıtı dikkat çekici tedbirler alacak. Ancak bu çevreci duyarlılığına rağmen, Musti’nin küresel ısınma karşıtlarının hiç sevmediği ciplerden birini kullanması dikkat çekiyor. Sandal’ın kullanmaktan vazgeçmediği Range Rover cipi gibi arazi araçları, atmosfere normal otomobillerin iki katından fazla karbondioksit gazı salarak, sera etkisi yaratıyor! 24 Temmuz’da Arnavutluk’un Tiran şehrinde, The Blues Brothers’la (Cazcı Kardeşler) birlikte konser verecek olan Mustafa Sandal’ın, küresel ısınma karşıtı faaliyetlerini yurtdışında da sürdüreceği belirtiliyor.


